Grafik Tasarım Nedir? İşletmede Nerelerde Kullanılır?

Grafik tasarımın alt alanlarını, baskı ile dijital arasındaki teknik farkları, brif verme ve revizyon sürecini işletme sahibi gözünden anlatan rehber.

Grafik Tasarım Nedir? İşletmede Nerelerde Kullanılır? rehberi için Gurus Digital editoryal görseli

Kalıcı rehber

Marka konu başlığı

Güncellendi: 13 dakikalık okuma

Grafik tasarım nedir, hangi alanları kapsar?

Grafik tasarım, bir bilgiyi ya da mesajı görsel araçlarla düzenleyip anlaşılır ve akılda kalır hâle getirme işidir. İçinde yazı, görsel, renk, biçim ve boşluk birlikte kullanılır; amaç süslemek değil, okuyucunun bakışını doğru sıraya sokmaktır. İyi bir tasarımda göz önce en önemli bilgiyi görür, sonra ayrıntıya iner ve en sonunda ne yapması gerektiğini anlar. Bu sıralamayı kuran şey renk seçimi kadar boşluk kullanımıdır; boşluk boşa harcanan alan değil, okuyucunun nefes aldığı yerdir. Kalabalık bir sayfada her şey aynı anda bağırdığında hiçbir mesaj duyulmaz. Bu yüzden neyi çıkaracağına karar vermek, neyi ekleyeceğine karar vermek kadar önemlidir ve genellikle daha zordur.

Alan geniştir ve kendi içinde uzmanlıklara ayrılır. Kurumsal kimlik tasarımı markanın görsel dilini kurar; yayın tasarımı katalog, dergi ve broşür gibi çok sayfalı işleri düzenler; ambalaj tasarımı ürünün rafta ve elde nasıl duracağını çözer; arayüz tasarımı ekran üzerindeki akışı kurgular; çevresel tasarım ise tabela ve yönlendirme gibi mekâna ait işleri kapsar. Hareketli grafik ve illüstrasyon da bu ailenin parçalarıdır. Bir tasarımcının hepsinde aynı derinlikte olması beklenmez ve beklenmemelidir; her alanın kendi teknik bilgisi, üretim kısıtı ve alışkanlığı vardır. İşin türüne göre doğru kişiyle çalışmak, sonucun kalitesini doğrudan ve görünür biçimde etkiler.

İşletme açısından bakıldığında grafik tasarım süs değil, iletişimin taşıyıcısıdır. Ürününüz iyi olsa bile anlatımı karışıksa müşteri ilgilenmez; koşullarınız uygun olsa bile broşürünüz özensizse ciddiyet hissi zedelenir ve teklif okunmadan bir kenara konur. Tasarımın işi ürünü olduğundan iyi göstermek değil, olduğu gibi ve anlaşılır biçimde göstermektir; abartılı bir sunumun yarattığı beklenti karşılanmadığında güven kaybı yaşanır. Bu ayrımı kurmak hem beklentiyi doğru ayarlar hem de tasarımcıyla sağlıklı bir çalışma ilişkisi kurmayı kolaylaştırır. Tasarımı bir kalem gideri olarak değil, satış görüşmenizin sessiz bir parçası olarak düşünmek daha doğru bir bakış açısıdır. Çünkü siz odada yokken de sizin adınıza konuşan şey odur.

Baskı ile dijital tasarım arasındaki teknik farklar

En temel fark renk modudur ve bu fark atlandığında sonuç geri dönülemez biçimde bozulur. Ekranlar ışıkla çalışır ve kırmızı, yeşil, mavi ışıkların karışımıyla renk üretir; baskı ise mürekkeple çalışır ve camgöbeği, macenta, sarı ile siyah mürekkeplerin üst üste binmesiyle renk oluşturur. Bu iki sistemin üretebildiği renk aralığı aynı değildir. Ekranda parlak ve doygun görünen bir yeşil, baskıda daha sönük çıkabilir ve müşteri çıktıyı gördüğünde hayal kırıklığı yaşar. Bu yüzden baskıya gidecek işler baskı renk moduyla hazırlanır ve mümkünse basılı bir renk örneğinden kontrol edilir. Ekran ayarları kişiden kişiye değiştiği için ekranda gördüğünüz renk tek başına ölçüt sayılmaz.

İkinci fark çözünürlüktür ve genellikle görsel kaynağı yanlış seçildiği için sorun çıkarır. Baskıda kaliteli sonuç için görselin yeterli nokta yoğunluğuna sahip olması gerekir; sektörde yaygın ölçüt inç başına üç yüz noktadır. Ekran için hazırlanan görseller ise çok daha düşük yoğunlukla yeterli görünür, çünkü ekranın kendi nokta sayısı sınırlıdır. Web sitesinden indirilen küçük bir görseli büyütüp afişe basmak bu yüzden işe yaramaz; büyütme işlemi olmayan ayrıntıyı üretmez, yalnızca mevcut noktaları şişirir ve bulanıklaştırır. Uzaktan bakılan tabela ve bilbord gibi işlerde daha düşük yoğunluk kabul edilebilir, çünkü izleme mesafesi arttıkça gözün ayırt edebildiği ayrıntı azalır.

Üçüncü fark kesim ve taşma payıdır. Baskı makinesi kâğıdı milimetrik sapmayla keser; tasarımın kenarındaki renk tam kenarda bitiyorsa, küçük bir kayma kenarda ince beyaz bir şerit bırakır ve iş özensiz görünür. Bunu önlemek için zemin renginin ve kenara dayanan görsellerin kesim çizgisinin birkaç milimetre dışına taşırılması gerekir. Aynı mantıkla, kesilmemesi gereken yazılar kenardan güvenli bir boşluk bırakılarak yerleştirilir; kenara çok yakın duran bir telefon numarası kesilerek okunamaz hâle gelebilir. Dijitalde böyle bir sorun yoktur ama onun yerine farklı ekran genişlikleri devreye girer; aynı tasarımın telefonda, tablette ve masaüstünde nasıl duracağı baştan düşünülmelidir.

Sosyal medya için şablon sistemi kurmak

Sosyal medya tasarımında asıl mesele tek bir güzel görsel üretmek değil, sürdürülebilir bir düzen kurmaktır. İçerik her hafta yenilenir ve her seferinde sıfırdan tasarım yapmak ne zaman ne de bütçe açısından mümkündür; birkaç hafta sonra paylaşımlar ya durur ya da özensizleşir. Çözüm birkaç şablon hazırlamaktır: duyuru şablonu, ürün tanıtım şablonu, bilgi veren kart şablonu, alıntı ya da müşteri yorumu şablonu ve hikâye formatı için dikey şablon. Şablonlarda yazı alanları ile görsel alanları önceden belirlenir; içerik değişse de düzen sabit kalır. Böylece hesabın akışına bakan biri, tek tek gönderilere bakmadan bile bunların aynı markaya ait olduğunu anlar.

Şablon sisteminin ikinci faydası devir kolaylığıdır ve bu fayda genellikle sonradan fark edilir. Sosyal medyayı işletmeden biri yürütüyorsa, hazır şablonlar sayesinde tasarım bilgisi olmadan da tutarlı gönderiler üretebilir ve her paylaşım için tasarımcı beklemek zorunda kalmaz. Bunun için şablonların düzenlenebilir bir ortamda teslim edilmesi ve hangi alanın değiştirilebileceğinin, hangisinin sabit kalacağının yazılı olması gerekir. Aksi hâlde şablon zamanla bozulur; yazı tipi değişir, logo yerinden oynar, renkler kayar ve birkaç ay sonra ilk hâliyle ilgisi kalmaz. Kısa bir kullanım notu ve bir örnek gönderi, bu bozulmayı büyük ölçüde engeller. Notun bir sayfayı geçmemesi, gerçekten okunması açısından önemlidir.

Platform ölçüleri de hesaba katılmalıdır, çünkü aynı görsel her yerde aynı biçimde görünmez. Kare, dikey ve yatay formatlar farklı yerlerde kullanılır; aynı görselin her üç ölçüde de çalışması için önemli ögelerin merkeze yakın tutulması gerekir. Video kapaklarında ve hikâyelerde arayüz düğmelerinin, kullanıcı adının ve etkileşim simgelerinin kapladığı alanlar vardır; yazıyı oraya yerleştirmek okunmamasına yol açar. Şablonlar hazırlanırken bu güvenli alanların işaretlenmesi, sonradan yaşanacak kırpma sorunlarını ortadan kaldırır. Bir de dosya boyutu konusu vardır; aşırı büyük dosyalar yüklenirken sıkıştırılır ve görseldeki ince yazılar bulanıklaşabilir. Bu yüzden şablonlarda çok ince ve çok küçük yazılardan baştan kaçınmak gerekir.

Katalog ve broşür tasarımı

Katalog, ürünlerin bir arada sunulduğu ve çoğu zaman satış görüşmesinde masaya konan bir belgedir. Tasarımın işi ürünleri güzel göstermekten önce onları bulunabilir kılmaktır, çünkü kataloğu eline alan kişi genellikle belirli bir şey aramaktadır. Bölümlerin mantıklı sıralanması, sayfa üstlerinde bölüm adının tekrarlanması, ürün kodlarının hep aynı yerde durması ve bir içindekiler sayfası, kullanıcının aradığını hızlıca bulmasını sağlar. Sayfa düzeninde sabit bir ızgara kullanmak, farklı sayfaların birbiriyle uyumlu görünmesini sağlar ve üretim süresini kısaltır. Izgara olmadan hazırlanan kataloglarda her sayfa ayrı bir tasarım gibi durur ve okuyucu her sayfada yeniden yön aramak zorunda kalır.

Broşür ise daha az bilgi taşır ve tek bir mesaj etrafında kurulur; içine her şeyi sığdırmaya çalışmak broşürü katalog taslağına çevirir. Katlanma biçimi tasarımın akışını doğrudan belirler; kat açıldıkça ortaya çıkan sıralamayı düşünmeden yerleşim yapmak, mesajın yanlış sırayla okunmasına yol açar. Katlı işlerde kat yerlerine denk gelen yazı ve görseller de sorun çıkarır, çünkü kat çizgisi görselin ortasından geçtiğinde iş bozuk görünür. Bu yüzden basımdan önce kâğıttan bir maket katlayıp elde denemek, ekranda hiç göremeyeceğiniz hataları ortaya çıkarır. Bu deneme birkaç dakika sürer ama yanlış basılmış bir işin maliyetiyle kıyaslanamaz.

Her iki işte de metin hazırlığı tasarımdan önce gelmelidir; bu sıra bozulduğunda iş iki kez yapılır. Metin gelmeden yapılan tasarımlar gerçek içerik yerleştirildiğinde bozulur; kısa sanılan başlık üç satır olur, ürün açıklaması ayrılan kutuya sığmaz, teknik tablo taşar. Ürün fotoğraflarının da aynı ışık, aynı açı ve aynı zeminle çekilmiş olması gerekir, yoksa sayfa ne kadar düzenli kurulursa kurulsun dağınık görünür. Biz katalog işlerinde önce içerik ve fotoğraf listesini netleştirip sonra sayfa düzenine geçiyoruz; bu sıra gereksiz revizyon turlarının önüne geçiyor ve teslim tarihini öngörülebilir hâle getiriyor. Eksik metinle başlanan işlerde ise takvim neredeyse her zaman kayıyor.

Ambalaj tasarımı

Ambalaj, ürünün rafta kendini anlattığı yüzeydir ve tasarımı iki koşula birden uymak zorundadır: uzaktan seçilebilmek ve elde okunabilir olmak. Uzaktan seçilmeyi renk ve biçim sağlar, elde okunmayı ise bilgi düzeni. Ürün adı, içerik, kullanım bilgisi, saklama koşulu ve yasal zorunlu bilgiler belirli bir hiyerarşiyle yerleşmelidir; hepsi aynı boyutta olduğunda hiçbiri okunmaz. Zorunlu bilgilerin kapsamı ürün grubuna göre değişir ve gıda, kozmetik ile temizlik ürünlerinde ayrı düzenlemeler bulunur. Bu bilgiler tasarımın sonuna bırakılırsa yerleşim baştan bozulur, çünkü sonradan eklenen küçük punto metin bloğu genellikle en görünür alanı işgal etmek zorunda kalır.

Ambalajda tasarım ile üretim iç içe geçer ve tasarımcının tek başına karar veremeyeceği pek çok nokta vardır. Kutunun açılım kalıbı, malzemenin kalınlığı, baskı yöntemi ve varsa lak, yaldız, kabartma gibi son işlemler tasarımın nasıl görüneceğini doğrudan etkiler. Şeffaf malzemeye basılan beyaz bir alan ile kartona basılan aynı alan aynı sonucu vermez; şeffaf yüzeyde beyaz mürekkep ayrı bir katman olarak hesaplanır. Bu yüzden ambalaj işlerinde matbaa ya da üretici ile erken temas kurmak, tasarımın uygulanabilir olmasını sağlar. Kalıp ölçüsü üreticiden alınmadan başlanan bir çalışma çoğu zaman baştan yapılır ve iki kez ödenir.

Tabela ve yönlendirme tasarımı

Tabelanın işi güzel görünmek değil, uzaktan ve hareket hâlindeyken okunmaktır. Bunun için yazı tipinin kalın ve açık formlu olması, harf araları ile satır aralarının rahat bırakılması ve renk karşıtlığının yüksek tutulması gerekir. İnce ve dekoratif yazılar yakından hoş dursa da birkaç metre öteden kaybolur; aracıyla geçen biri için ise hiç var olmamış gibidir. Aydınlatma biçimi de okunurluğu değiştirir; ışığın harfin içinden mi yoksa arkasından mı geldiği gece görünümünü tamamen farklılaştırır. Tabelada yer alacak bilgi de sınırlı tutulmalıdır. İş adı ve iş kolu çoğu zaman yeterlidir; telefon, adres ve slogan eklendiğinde tabela kalabalıklaşır ve asıl ad geri plana düşer.

Yönlendirme tasarımı ise bina ya da tesis içinde insanları doğru yere ulaştıran levhalar sistemidir ve tek tek levhalardan değil, bir mantıktan oluşur. Burada tutarlılık her şeyden önemlidir; ok yönleri, kat numaraları ve bölüm adları aynı biçimde yazılmalı, levhalar aynı yükseklikte konumlandırılmalıdır. Ziyaretçi bir kez sistemi çözdüğünde sonraki levhaları düşünmeden okur ve yön sormaya ihtiyaç duymaz. Sistemin bozulduğu yer, sonradan eklenen ve kurala uymayan levhalardır; elle yazılmış bir kâğıt bile bütün sistemi zayıflatır. Bu yüzden yönlendirme teslim edilirken ileride eklenecek levhalar için de kural ve hazır şablon bırakmak gerekir. Böylece yeni bir bölüm açıldığında levhası aynı dile uygun biçimde üretilir.

Sunum tasarımı

Sunum, çoğu işletmede en sık kullanılan ama en az önemsenen tasarım kalemidir. Teklif görüşmelerinde, bayi toplantılarında, eğitimlerde ve tanıtımlarda ekrana yansıyan şey markanın yüzüdür; karşınızdaki kişi çoğu zaman sizi ilk kez orada görür. İyi bir sunum şablonu birkaç sayfa düzeninden oluşur: kapak, bölüm ayracı, tek başlıklı sayfa, iki sütunlu sayfa, görsel ağırlıklı sayfa, tablo sayfası ve kapanış sayfası. Bu düzenler hazır olduğunda içerik hazırlayan kişi tasarımla uğraşmaz, yalnızca metni yerleştirir ve sonuç her seferinde aynı çizgide kalır. Hazır şablon ayrıca sunum hazırlama süresini kısaltır ve son dakika işlerini kolaylaştırır. Toplantıdan kısa süre önce hazırlanan bir sunumun bile derli toplu görünmesini sağlar.

Sunumlarda en yaygın hata sayfayı metinle doldurmaktır. Konuşmacının söyleyeceklerini olduğu gibi sayfaya yazmak, dinleyicinin ya okumasına ya da dinlemesine yol açar; ikisi aynı anda mümkün değildir ve genellikle ikisi de yarım kalır. Sayfada yalnızca ana fikir ve onu destekleyen bir görsel bulunmalı, ayrıntı konuşmada verilmelidir. Yazı boyutunun salonun arkasından okunacak kadar büyük olması, kullanılan görsellerin de yansıtıcıda bozulmayacak çözünürlükte olması gerekir. Bir başka sık hata, sunum dosyasını gönderilecek belge gibi kullanmaktır; okunmak için hazırlanan belge ile ekrana yansıtılan sunum farklı tasarımlar ister ve ikisini tek dosyada birleştirmek her ikisini de zayıflatır.

Tasarım brifi nasıl verilir?

Brif, tasarımcının işe başlamadan önce ihtiyaç duyduğu bilgilerin toplandığı kısa bir belgedir ve iyi hazırlandığında hem süreyi hem gereksiz revizyonu azaltır. İçinde işin ne olduğu, kime seslendiği, hangi mesajı vermesi gerektiği, nerede kullanılacağı, ölçüsü, teslim tarihi ve varsa zorunlu ögeler yer alır. Zorunlu ögeler özellikle önemlidir; kurumsal logo, yasal uyarılar, sertifika işaretleri, karekod ya da bir kampanya koşulu sonradan hatırlanırsa tasarım baştan düzenlenmek zorunda kalır. Brifi uzun tutmak gerekmez, birkaç paragraf çoğu iş için yeterlidir. Önemli olan uzunluk değil, tasarımcının kafasında soru bırakmayacak kadar açık olmasıdır. Soru kalırsa tasarımcı varsayımda bulunur ve varsayımlar genellikle yanlış çıkar.

Brifte beğeni tarifi yaparken kelimeler tek başına yetmez. Modern, sade, dinamik, canlı gibi sıfatlar herkes için farklı anlama gelir ve iki taraf aynı kelimeyi kullanarak bambaşka şeyler kastedebilir. Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz örnekleri göstermek, üstelik neden beğendiğinizi bir cümleyle açıklamak çok daha nettir; renk mi hoşunuza gitti, düzen mi, yoksa genel sadelik mi? Başka markaların işlerini örnek verirken amacın kopyalamak değil yön göstermek olduğunu belirtmek gerekir. Ayrıca hangi konularda serbestlik tanıdığınızı söylemek, tasarımcının işini kolaylaştırır ve aklınıza gelmemiş ama daha iyi çözümlerin önünü açar. Her ayrıntıyı baştan sabitlemek, ortaya yalnızca istediğinizi tekrarlayan bir iş çıkarır.

Brifin en çok atlanan kısmı ise kararı kimin vereceğidir. Onay verecek kişi süreçte yoksa, tasarım son aşamada hiç konuşulmamış bir beklentiye çarpar ve iş büyük ölçüde tekrar edilir; harcanan zaman da bütçe de geri gelmez. Onaycının en baştan belirlenmesi ve ilk sunumda masada olması herkesin zamanını korur. Aynı şekilde geri bildirimlerin tek elden toplanıp iletilmesi, birbiriyle çelişen isteklerin önüne geçer. Farklı kişilerden gelen zıt yorumlar, tasarımcıyı kimin dediğini yapacağını bilmez hâle getirir ve ortaya herkesi biraz memnun eden ama kimseyi ikna etmeyen bir iş çıkar. Tek bir muhatap belirlemek, bu sonucu engelleyen en basit önlemdir.

Revizyon süreci ve kaynak dosya teslimi

Revizyon tasarımın doğal parçasıdır ama sınırsız olduğunda iş bitmez ve her iki taraf da yorulur. Sağlıklı bir düzen, revizyon turlarının önceden konuşulmasıdır; kaç tur yapılacağı, her turda geri bildirimlerin nasıl toplanacağı ve hangi aşamadan sonra yön değişikliğinin yeni bir çalışma sayılacağı baştan netleşir. İlk turda genel yön, ikinci turda ayrıntı, üçüncü turda son düzeltmeler konuşulur. Yön değişikliğinin son turda gelmesi sürecin en pahalı hâlidir, çünkü o ana kadar yapılan bütün ince işçilik boşa gider. Bu yüzden ilk sunumda yön konusunda net konuşmak, sonraki turları kısaltan en etkili adımdır. Beğenmediğiniz bir yönü nazik olmak adına geçiştirmek, ilerleyen turlarda daha büyük sorun yaratır.

Geri bildirim verirken çözüm değil sorun anlatmak daha iyi sonuç verir. Başlığı büyüt demek yerine, başlık yeterince dikkat çekmiyor demek tasarımcıya alan bırakır; belki çözüm boyut değil renk, konum ya da etrafındaki boşluktur. Geri bildirimlerin toplu ve yazılı gelmesi de önemlidir; sözlü ve parça parça gelen istekler unutulur, karışır ya da yanlış anlaşılır ve aynı konu birkaç kez konuşulur. Görsel üzerinde işaretleme yapmak, hangi ögeden söz edildiğini tartışmasız hâle getirir ve gereksiz yazışmayı ortadan kaldırır. Ekran görüntüsü üzerine çizilen basit bir daire bile uzun bir açıklamadan daha anlaşılır olabilir. Bu alışkanlık hem yazışmayı kısaltır hem de yanlış ögenin düzeltilmesini önler.

İş bittiğinde teslim edilecekler listesi netleşmelidir ve bu liste işin başında konuşulursa hiç tartışma çıkmaz. Baskıya hazır dosya, ekran kullanımı için hazırlanmış sürümler ve düzenlenebilir kaynak dosya ayrı ayrı istenmelidir. Kaynak dosya olmadan küçük bir metin değişikliği bile yeniden çizim gerektirebilir ve basit bir güncelleme yeni bir iş hâline gelir. Kullanılan yazı tiplerinin adları ve varsa lisans bilgileri de teslimin parçasıdır, çünkü yazı tipi olmadan kaynak dosya açıldığında düzen bozulur. Bu listeyi baştan konuşmak, teslim gününde yaşanan tartışmaları ortadan kaldırır ve dosyaların yıllar sonra da kullanılabilir kalmasını sağlar. Teslim alınan dosyaları düzenli bir klasörde saklamak da aynı ölçüde önemlidir.

Telifli görsel kullanımı ve sık yapılan hatalar

Arama sonuçlarından indirilen bir fotoğrafı ticari işte kullanmak telif ihlalidir ve fotoğrafın sahibi tazminat talep edebilir. Ücretsiz görsel bankaları vardır ama her birinin kendi kullanım koşulları bulunur; bazıları kaynak belirtmeyi, bazıları ise ticari kullanımı sınırlamayı şart koşar ve koşullar zaman içinde değişebilir. Ücretli bankalardan alınan görsellerde de lisans türü önemlidir; bir görselin web sitesinde kullanılabilmesi, ambalajda ya da satılan bir üründe kullanılabileceği anlamına gelmez. Kullanılan her görselin nereden alındığı, hangi lisansla kullanıldığı ve varsa lisans belgesinin nerede saklandığı not edilmelidir. Bu kayıt, yıllar sonra gelecek bir soruya karşı en pratik cevaptır.

Yazı tipi lisansları da aynı dikkati ister ve genellikle hiç akla gelmez. Bilgisayarda kurulu olan her yazı tipi ticari kullanıma açık değildir; bazıları yalnızca belge yazmak için gelen sistem yazı tipleridir. Özellikle web sitesine gömülecek ve mobil uygulamada kullanılacak yazı tiplerinde ek lisans gerekebilir ve bu lisanslar kullanım hacmine göre değişebilir. Müzik parçaları, ikon setleri, hazır şablonlar ve üç boyutlu modeller için de benzer koşullar geçerlidir. Bunları işin başında kontrol etmek, iş yayına çıktıktan sonra geri çekmek ya da basılmış malzemeyi imha etmek zorunda kalmaktan hem daha kolay hem daha ucuzdur.

Sık görülen diğer hatalar teknik tarafta toplanır. Baskı işini ekran renk modunda göndermek, düşük çözünürlüklü görseli zorla büyütmek, taşma payı bırakmamak, yazıları oranını koruyarak değil sıkıştırarak bozmak ve logonun en boy oranını değiştirmek bunların başında gelir. Aynı sayfada çok fazla yazı tipi kullanmak ve her başlığa ayrı renk vermek de düzeni dağıtır. Bir de içerik tarafında sık rastlanan bir hata vardır: her şeyi tek bir görsele sığdırmaya çalışmak. Mesaj sayısı arttıkça her birinin gücü azalır ve okuyucu hiçbirini hatırlamaz. Bir tasarımın bir işi olsun; ikinci mesaj için ikinci bir tasarım yapmak daha etkili sonuç verir.

Kısa özet

Bu rehberden çıkarılacaklar

  • Baskı ile ekran farklı renk sistemleriyle çalışır; dosya baştan doğru moda göre hazırlanmalıdır.
  • Sosyal medyada tek tek görsel yerine şablon sistemi kurmak sürdürülebilir tek yoldur.
  • İyi bir brif işin ne olduğunu, kime seslendiğini ve kararı kimin vereceğini içerir.
  • Kaynak dosya teslim alınmazsa küçük bir değişiklik için bile aynı tasarımcıya bağımlı kalırsınız.
  • Görsel, yazı tipi ve müzik lisansları işin başında kontrol edilmelidir.
Merak edilenler

Grafik Tasarım Nedir? İşletmede Nerelerde Kullanılır? hakkında sık gelen sorular

Baskı için hazırlanan dosyayı sosyal medyada da kullanabilir miyim?
Doğrudan kullanmak önerilmez. Baskı dosyası farklı renk modundadır ve ekranda soluk görünebilir; ayrıca ölçüsü ile dosya boyutu platformlara uygun değildir. Doğru yol, aynı tasarımın ekran için ayrı bir sürümünü üretmektir. Bu genellikle kısa bir uyarlama işidir ve tasarımın baştan yapılmasını gerektirmez, çünkü kaynak dosya zaten elinizdedir.
Tasarım için hangi bilgileri hazırlamam gerekiyor?
İşin nerede kullanılacağı, ölçüsü, teslim tarihi, hedef kitle, verilmek istenen tek cümlelik mesaj ve zorunlu ögeler yeterlidir. Zorunlu ögeler logo, yasal uyarı, sertifika işareti, karekod ya da kampanya koşulu olabilir. Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz örnekleri de eklerseniz yön çok daha hızlı netleşir ve ilk taslak hedefe daha yakın çıkar.
Kaynak dosyaları teslim ediyor musunuz?
Evet, teslim kapsamında düzenlenebilir kaynak dosyalar da yer alıyor. Bunun yanında baskıya hazır sürüm, ekran kullanımına uygun sürümler ve kullanılan yazı tiplerinin bilgisi veriliyor. Kaynak dosya elinizde olduğunda ileride başka bir tasarımcıyla çalışmanız gerekse bile iş sıfırdan başlamaz ve küçük güncellemeler kolayca yapılabilir.
İnternetten bulduğum bir görseli tasarımda kullanabilir miyiz?
Genellikle hayır. Arama sonuçlarında çıkan görsellerin çoğu telif korumalıdır ve ticari kullanımı izne bağlıdır. Lisanslı görsel bankalarından alınan ya da kendi çektiğiniz fotoğraflar güvenli seçenektir. Kendi çekimlerinizde de karede görünen kişilerden yazılı izin alınması gerektiğini hatırlatalım; bu izinler dosyalanıp saklanmalıdır.
Uygulamaya geçiş

Bu konuyu üstlendiğimiz hizmetler

Akademi

İlgili diğer rehberler