Teknik SEO Nedir? Sitenin Görünmeyen Altyapısı

Bir sitenin arama motoru tarafından sorunsuz okunmasını sağlayan altyapı çalışmalarının tamamı: taranabilirlikten sayfa hızına kadar sade bir anlatım.

Teknik SEO Nedir? Sitenin Görünmeyen Altyapısı rehberi için Gurus Digital editoryal görseli

Kalıcı rehber

SEO konu başlığı

Güncellendi: 14 dakikalık okuma

Teknik SEO nedir ve ne işe yarar?

Teknik SEO, bir web sitesinin arama motorları tarafından sorunsuz keşfedilmesini, okunmasını ve doğru şekilde arşivlenmesini sağlayan çalışmaların tamamıdır. İçerik SEO'su ne yazdığınızla ilgilenir, teknik SEO ise yazdığınızın makineye nasıl ulaştığıyla. Bir binaya benzetmek gerekirse içerik odaların düzeni, teknik taraf ise temel, elektrik ve su tesisatıdır. Ziyaretçi bunları görmez ama biri bozulduğunda evin tamamı kullanılamaz hale gelir. Aynı şekilde, mükemmel yazılmış bir sayfa erişilemez bir adreste duruyorsa arama sonuçlarında hiç var olmaz. Bu yüzden içerik yatırımı yapmadan önce altyapının sağlam olduğundan emin olmak, harcanan emeğin karşılığını almanın ön şartıdır. Sıralamaya girmeyen bir sayfanın sebebini içerikte aramak, çoğu zaman haftalarca yanlış yerde vakit kaybetmek demektir.

Bu çalışmanın çoğu göze görünmez ve tam da bu yüzden ihmal edilir. İşletme sahibi siteye baktığında sayfalar açılıyorsa her şeyin yolunda olduğunu düşünür. Oysa tarayıcı ile arama motoru botunun gördüğü şey her zaman aynı değildir. Bot bazı dosyaları indiremez, bazı yönergeler yüzünden sayfalara giremez, bazı içerikleri hiç göremez. Teknik SEO denetimi tam olarak bu farkı ortaya çıkarma işidir: siz neyi yayınladınız ve arama motoru gerçekte neyi görüyor sorusunun cevabını arar. Bu farkı görmenin en hızlı yolu, sayfanın kaynak koduna bakmak ve arama motorunun site sahibi panelindeki inceleme aracını kullanmaktır. Her ikisi de ücretsizdir ve teknik bilgi gerektirmeden ilk fikri verir.

Teknik SEO her sitede aynı ağırlıkta gerekmez. On beş sayfalık, tek dilli, sade bir tanıtım sitesinde bir kez doğru kurulum yapıldıysa uzun süre ek müdahale gerekmeyebilir. Buna karşılık binlerce ürünü olan bir mağaza, filtreli listeleme sayfaları bulunan bir katalog ya da farklı diller ve bölgeler için ayrı sürümleri olan bir site sürekli teknik takip ister. Yatırım kararını verirken şu soruyu sormak yeterlidir: sitede otomatik olarak üretilen çok sayıda adres var mı? Cevap evetse teknik SEO tek seferlik bir iş olmaktan çıkar ve düzenli bir bakım kalemine dönüşür. Site büyüdükçe küçük bir yapılandırma hatası binlerce sayfayı birden etkileyebilir.

Taranabilirlik: robots dosyası ve tarama bütçesi

Her şey botun sitenize girebilmesiyle başlar. Sitenin kök dizininde bulunan robots.txt dosyası, arama motoru botlarına hangi alanlara girip hangilerine girmemeleri gerektiğini söyler. Bu dosya bir güvenlik önlemi değildir, sadece bir yönlendirmedir; gizli kalması gereken içerikleri korumak için kullanılmaz, çünkü dosyanın kendisi herkese açıktır. Fakat yanlış yazıldığında ciddi zarar verir. Yayına alınmadan önce test ortamında konulan bir engelleme kuralının canlıya taşınması, sitenin tamamının aylarca arama sonuçlarından uzak kalmasına yol açabilir. Bu yüzden yeni bir site yayınlandıktan sonra ilk kontrol edilecek dosya budur ve kontrolü birkaç saniye sürer. Adresin sonuna dosya adını ekleyip tarayıcıda açmak, içeriğini görmek için yeterlidir.

Robots dosyasıyla ilgili sık yapılan bir başka hata, sayfayı arama sonuçlarından çıkarmak isterken engelleme kuralı kullanmaktır. Engelleme, botun sayfaya girmesini önler; ama sayfaya başka yerlerden bağlantı verilmişse adres yine de sonuçlarda görünebilir ve bu kez içeriği okunamadığı için tamamen boş bir kayıt olarak listelenir. Bir sayfayı sonuçlardan çıkarmak istiyorsanız botun sayfaya girmesine izin vermeniz, sayfanın içine de indekslenmemesi gerektiğini bildiren yönergeyi koymanız gerekir. İki yöntemi aynı anda kullanmak birbirini iptal eder, çünkü bot yönergeyi okuyabilmek için önce sayfaya girebilmelidir. Halihazırda arşivde olan bir sayfayı çıkarmak istiyorsanız önce engellemeyi kaldırmanız, yönergeyi eklemeniz ve sayfanın yeniden taranmasını beklemeniz gerekir.

Tarama bütçesi, arama motorunun belirli bir sürede sitenizde ne kadar sayfa gezeceğini anlatan pratik bir kavramdır. Küçük sitelerde neredeyse hiç sorun olmaz. Ama binlerce adres üreten bir yapıda, botun zamanını değersiz sayfalarda harcaması, asıl önemli sayfaların geç keşfedilmesine neden olur. Filtre kombinasyonlarından doğan sonsuz adresler, arama sonucu sayfaları, oturum kimliği taşıyan bağlantılar ve tekrar eden sıralama parametreleri bu israfın başlıca kaynağıdır. Bu tür adresleri taramaya kapatmak ya da hiç üretmemek, doğrudan bir sıralama sinyali olmasa da keşif hızını gözle görülür biçimde iyileştirir. Sunucunun yavaş yanıt vermesi de tarama hızını düşüren etkenlerdendir.

Site haritası ve indeksleme kontrolleri

Site haritası, sitedeki önemli adreslerin makine okunur bir listesidir ve genellikle XML biçiminde yayınlanır. Botun keşif işini kolaylaştırır, özellikle yeni yayınlanan ya da içeriden fazla bağlantı almayan sayfaların bulunmasını hızlandırır. Ancak bir yanlış anlama vardır: site haritasına eklemek indekslenmeyi garanti etmez, sadece adresi bildirir. Haritanın yararlı olması için içinde yalnızca gerçekten indekslenmesini istediğiniz, çalışan ve yönlendirme yapmayan adreslerin bulunması gerekir. Yönlendirilmiş, silinmiş ya da indekslenmemesi işaretlenmiş adreslerle dolu bir harita güvenilirliğini kaybeder. Büyük sitelerde haritayı bölümlere ayırmak, hangi grubun ne oranda arşive girdiğini görmeyi kolaylaştırır. Haritanın otomatik güncellenmesi de önemlidir; elle hazırlanan listeler kısa sürede eskir ve yanlış bilgi taşımaya başlar.

İndeksleme kontrolü, hangi sayfanın arşive girip girmeyeceğini belirleme işidir. Bunun için sayfanın kaynak koduna yerleştirilen bir yönerge kullanılır. İndekslenmesin denen sayfalar arama sonuçlarında çıkmaz; bu, teşekkür sayfaları, iç arama sonuçları, sepet ve hesap sayfaları gibi hiçbir arayana faydası olmayan adresler için doğru tercihtir. Buna karşılık bu yönergenin yanlışlıkla asıl sayfalara uygulanması, sitelerde en sık rastlanan görünmezlik sebeplerinden biridir. Özellikle içerik yönetim sistemlerinde bakım sırasında işaretlenip sonra kaldırılması unutulan bir kutucuk, bütün siteyi arama sonuçlarından silebilir ve fark edilmesi haftalar alabilir. Bu yüzden büyük bir güncelleme sonrasında ilk iş, birkaç önemli sayfanın kaynak kodunda bu yönergenin bulunmadığını doğrulamak olmalıdır.

Bu kontrolleri düzenli olarak doğrulamak gerekir. Arama motorlarının site sahibi panelleri, sitedeki hangi adreslerin arşivde olduğunu, hangilerinin neden dışarıda bırakıldığını ve tarama sırasında ne tür hatalarla karşılaşıldığını gösterir. Burada dikkat edilmesi gereken şey toplam sayı değil, sayının beklentiyle uyumudur. Kırk sayfalık bir sitede yüzlerce adresin arşive girdiğini görüyorsanız, farkında olmadan üretilen kopya adresler vardır. Tersine, yayınladığınız sayfaların büyük bölümü arşive girmiyorsa içerik kalitesinden önce teknik bir engel aramak gerekir. Bu tabloyu ayda bir kez gözden geçirmek, sorunları büyümeden yakalamanın en ucuz yoludur. Panelde bildirilen hata sayısındaki ani bir sıçrama da genellikle bir yapılandırma değişikliğinin habercisidir ve hemen incelenmelidir.

Kopya içerik ve canonical etiketi

Kopya içerik, aynı ya da neredeyse aynı metnin birden fazla adresten erişilebilir olması demektir. Çoğu zaman başkasından kopyalamakla değil, sitenin kendi yapısıyla ortaya çıkar. Adresin başında üç harfli ön ek olan ve olmayan sürümlerin ikisinin de açılması, güvenli ve güvensiz sürümlerin ayrı ayrı çalışması, sonunda eğik çizgi bulunan ve bulunmayan adreslerin farklı sayfa sayılması, büyük ve küçük harfle yazılan adreslerin ayrı yanıt vermesi, filtre ve sıralama parametrelerinin her kombinasyonda yeni adres üretmesi bu duruma yol açar. Sonuçta arama motoru aynı içeriği defalarca görür ve hangisini göstereceğine karar veremez. Bu adreslerin hepsi ayrı sayfa sayıldığı için, tek bir sayfada toplanması gereken değer parçalara bölünür.

Canonical etiketi, bu kararı arama motoruna bırakmak yerine sizin vermenizi sağlar. Sayfanın kaynak koduna yerleştirilen bu etiket, bu içeriğin asıl adresi şudur bilgisini taşır. Böylece benzer adreslerin gücü tek bir sayfada toplanır ve hangi sürümün sonuçlarda görüneceği netleşir. Etiketin doğru kullanılması için birkaç kurala dikkat etmek gerekir. Her sayfa kendi asıl adresini işaret etmeli, işaret edilen adres çalışıyor olmalı ve yönlendirme yapmamalıdır. Ayrıca canonical bir öneridir, kesin bir emir değildir; içerikler birbirinden çok farklıysa arama motoru bu öneriyi göz ardı edebilir ve kendi seçimini yapabilir. Öneriye uyulup uyulmadığını site sahibi panelinden kontrol etmek, etiketin gerçekten işe yaradığını görmenin tek yoludur.

Kopya içeriğin bir de site dışı boyutu vardır. Ürün açıklamalarını üreticinin verdiği metinle aynen yayınlayan mağazalar, aynı metni yüzlerce sitede paylaşır ve hiçbiri öne çıkamaz. Aynı sorun, bir hizmeti farklı şehirler için anlatan sayfalarda şehir adı değiştirilerek çoğaltılan metinlerde de görülür. Bu tür sayfalar arşive girse bile değer üretmez, üstelik sitenin genel kalite algısını düşürür ve güçlü sayfaların da etkilenmesine yol açabilir. Çözüm etiketle oynamak değil, her sayfaya kendine ait bir gerekçe ve kendine ait bir metin kazandırmaktır; bu mümkün değilse sayfa sayısını azaltıp içeriği tek bir güçlü sayfada toplamak daha doğrudur.

URL yapısı, yönlendirmeler ve kırık bağlantılar

Adres yapısı hem insan hem makine için bir haritadır. İyi bir adres kısa olur, sayfanın konusunu yansıtan kelimeler içerir, Türkçe karakter ve boşluk barındırmaz, kelimeler arasında tire kullanır. Klasör yapısı sitenin mantığını yansıtmalıdır; hizmetler bir başlık altında, rehberler başka bir başlık altında toplandığında hem ziyaretçi nerede olduğunu anlar hem arama motoru sayfalar arasındaki ilişkiyi kurar. Adresleri sonradan değiştirmek her zaman risklidir ve mutlaka yönlendirme gerektirir, bu yüzden yapıyı en baştan uzun vadeli düşünmek en ucuz yoldur. Yıl ya da kampanya adı içeren adresler, bir süre sonra kaçınılmaz olarak değiştirilmek zorunda kalır.

Bir adresi değiştirmek zorunda kaldığınızda yönlendirme devreye girer. Kalıcı yönlendirme, eski adresin artık yeni adres olduğunu bildirir ve eski sayfanın birikimini büyük ölçüde yeni sayfaya taşır. Geçici yönlendirme ise bu taşımayı yapmaz ve yalnızca gerçekten geçici durumlarda kullanılmalıdır. En sık yapılan hata, site yenilenirken tüm eski adresleri toplu halde ana sayfaya yönlendirmektir. Bu, arama motoru için sayfanın karşılığının olmadığı anlamına gelir ve yıllarca biriken değeri bir anda silebilir. Doğrusu, her eski adresi içerik olarak en yakın yeni sayfaya eşlemek ve bu eşlemeyi taşıma öncesinde bir liste halinde hazırlamaktır. Karşılığı gerçekten bulunmayan sayfalar için ise yönlendirme yerine bulunamadı yanıtı vermek daha dürüst bir çözümdür.

Yönlendirmelerin zincire dönüşmesi ayrı bir sorundur. Bir adres ikinciye, ikinci üçüncüye, üçüncü dördüncüye gidiyorsa hem sayfa gereksiz yere yavaşlar hem de zincirin sonuna ulaşılamama ihtimali doğar. Site yenilendikçe biriken bu zincirleri düzenli olarak sadeleştirmek, her eski adresi doğrudan son hedefe bağlamak gerekir. Kırık bağlantılar ise ziyaretçiyi boşluğa düşürür ve güven kaybına yol açar. Site içindeki kırık bağlantıları tarama araçlarıyla bulup düzeltmek, dışarıdan gelen ve artık var olmayan bir sayfaya işaret eden bağlantıları uygun bir sayfaya yönlendirmek, kayıp trafiği geri kazanmanın en hızlı yollarındandır. Bu iş genellikle birkaç saatte tamamlanır ve etkisi kısa sürede görülür, çünkü zaten var olan bir ilgiyi doğru sayfaya taşımış olursunuz.

Sunucu yanıt kodları ve güvenli bağlantı

Bir adres istendiğinde sunucu her zaman bir durum kodu döndürür ve bu kod arama motorunun sayfayla ne yapacağını belirler. Başarılı bir yanıt sayfanın var olduğunu ve okunabileceğini söyler. Kalıcı yönlendirme adresin taşındığını, geçici yönlendirme ise geçici bir durumu bildirir. Bulunamadı yanıtı sayfanın olmadığını, kalıcı olarak kaldırıldı yanıtı ise bir daha aranmaması gerektiğini anlatır. Sunucu hatası ve hizmet kullanılamıyor yanıtları geçici sorunları işaret eder; kısa sürerse etkisi olmaz ama uzun sürerse sayfaların arşivden düşmesine yol açabilir. Bu kodları tarayıcıdan değil, tarama araçlarıyla ya da geliştirici konsolundan kontrol etmek gerekir. Ekranda görünen sayfa ile sunucunun bildirdiği durum her zaman aynı şeyi söylemez.

Buradaki en yaygın hata, olmayan sayfa için görsel olarak hata mesajı gösterip sunucu tarafında başarılı yanıt döndürmektir. Ziyaretçi sayfanın bulunamadığını görür ama arama motoru geçerli bir sayfa bulduğunu sanır ve boş içerikleri arşive doldurur. Güvenli bağlantı tarafında ise sertifikanın kurulu olması yetmez; güvensiz sürümden güvenli sürüme kalıcı yönlendirme yapılmalı, sayfa içindeki görsel, yazı tipi ve dosya çağrıları da güvenli adresten yüklenmelidir. Karışık yükleme durumunda tarayıcı uyarı gösterir ve ziyaretçi güvenini kaybeder. Sertifikanın süresinin dolması da sık görülen ve siteyi tamamen erişilemez hale getirebilen bir ihmaldir. Otomatik yenilemeyi açmak ve yenileme tarihini takvime işlemek, bu riski tamamen ortadan kaldırır.

Sayfa hızı ve Core Web Vitals

Sayfa hızı, ziyaretçinin sabrını doğrudan etkilediği için pazarlama açısından da teknik açıdan da önemlidir. Arama motorları hız değerlendirmesini üç ölçüt üzerinden yapıyor. Birincisi ekrandaki en büyük içerik parçasının görünür hale gelme süresidir; iyi kabul edilen sınır iki buçuk saniyenin altıdır. İkincisi kullanıcı bir yere dokunduğunda ya da tıkladığında sayfanın tepki verme hızıdır; burada iki yüz milisaniyenin altı hedeflenir. Üçüncüsü sayfa yüklenirken öğelerin yerinden kaymasını ölçer ve mümkün olduğunca sıfıra yakın olması istenir. Bu üç ölçüt birlikte değerlendirilir; birinde iyi olup diğerinde zayıf kalmak beklenen faydayı vermez. Ölçütler sayfa bazında hesaplandığı için, ana sayfası hızlı olan bir sitenin ürün sayfaları pekala yavaş olabilir.

Bu ölçütleri iyileştirmenin yolları çoğunlukla aynı birkaç başlıkta toplanır. Görseller genellikle en büyük yükü oluşturur; doğru boyutta kesilmemiş, modern biçime dönüştürülmemiş ve gecikmeli yüklenmesi ayarlanmamış görseller tek başına sayfayı yavaşlatabilir. Gereksiz eklentiler, kullanılmayan yazı tipleri, üçüncü taraf takip kodları ve sayfa açılırken çalışmak zorunda olmayan kod parçaları ikinci büyük kalemdir. Sunucu tarafında önbellek kullanmak ve içerik dağıtım ağı devreye almak, özellikle uzaktan gelen ziyaretçiler için belirgin fark yaratır. Bunlar sıralı yapıldığında etkisi ölçülebilir biçimde görülür; hepsini aynı anda değiştirmek ise hangi müdahalenin işe yaradığını gizler. Değişiklik öncesinde ölçüm almak, sonrasında karşılaştırma yapabilmek için şarttır.

Öğelerin yerinden kayması, çoğu sitede gözden kaçan ama ziyaretçiyi en çok rahatsız eden sorundur. Boyutu belirtilmemiş görseller, sonradan yüklenen reklam alanları, gecikmeli açılan bildirim çubukları ve yazı tipi değişince yeniden düzenlenen metinler, kullanıcı tam tıklayacakken düğmenin yer değiştirmesine yol açar. Çözüm genellikle basittir: görsellere ve yerleşim alanlarına baştan yer ayırmak. Hız çalışmasında dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var; laboratuvar ölçümleri ideal koşulları gösterir, asıl bakılması gereken gerçek kullanıcıların cihazlarından toplanan saha verisidir. İkisi arasında büyük fark varsa, ziyaretçilerinizin gerçek koşulları test ortamından daha zorludur. Bu durumda optimizasyonu güçlü cihazlara değil, orta seviyede bir telefona ve ortalama bir bağlantıya göre planlamak gerekir.

Mobil uyum

Arama motorları sayfaları değerlendirirken artık öncelikli olarak mobil sürümü esas alıyor. Bu, masaüstünde iyi görünen bir sitenin telefonda sorunluysa buna göre değerlendirileceği anlamına gelir. Mobil uyumun ölçüsü sadece ekrana sığmak değildir. Metin yakınlaştırmadan okunabilmeli, dokunulacak alanlar birbirine karışmayacak kadar aralıklı olmalı, yatay kaydırma gerekmemeli ve içerik masaüstü sürümünde ne varsa mobilde de bulunmalıdır. Mobilde gizlenen bölümler arama motoru için de yok sayılabilir; bu, tasarım kaygısıyla yapılan kısaltmaların en pahalı yan etkisidir. Aynı durum yalnızca masaüstünde görünen iç bağlantılar için de geçerlidir; mobil menüde bulunmayan bir sayfa hem ziyaretçi hem bot için erişimi zor bir köşede kalır.

Mobil deneyimde teknik uyum kadar kullanım kolaylığı da belirleyicidir. Açılır pencerelerin ekranı kaplaması, kapatma düğmesinin küçük ya da gecikmeli çıkması, formların telefonda doldurulmasının zor olması ziyaretçiyi geri gönderir. Sabit üst menülerin ekranın önemli bir kısmını kaplaması da içeriği okunmaz hale getirebilir. Form alanlarında doğru klavye türünün açılması, telefon numarası alanına sayısal klavye gelmesi gibi ayrıntılar da doldurma oranını artırır. Bu kontrolleri simülasyon yerine gerçek bir telefonda yapmak gerekir; tarayıcı üzerindeki mobil görünüm, dokunma hassasiyeti ve gerçek bağlantı hızı gibi unsurları taklit edemez. Testi farklı ekran boyutlarına sahip iki üç cihazda tekrarlamak, gözden kaçan yerleşim sorunlarını ortaya çıkarır.

Makinenin gördüğü sayfa: JavaScript ve yapılandırılmış veri

Modern sitelerin çoğu içeriğin bir kısmını tarayıcıda çalışan kodla üretiyor. Bu yaklaşım kullanıcı deneyimi açısından esneklik sağlar ama arama motoru tarafında bir risk taşır. Bot sayfayı ilk okuduğunda yalnızca sunucunun gönderdiği ham içeriği görür; kodun çalıştırılıp içeriğin oluşturulması ayrı ve daha yavaş bir aşamada gerçekleşir. Metin, başlıklar ve iç bağlantılar yalnızca bu ikinci aşamada ortaya çıkıyorsa keşif gecikir, bazı durumlarda hiç gerçekleşmez. Bu yüzden arama açısından önemli olan içeriğin sunucudan hazır gelmesi tercih edilir. Sık güncellenen sitelerde bu gecikme, yeni yayınlanan içeriğin günlerce görünmemesi anlamına gelebilir. Haber ve kampanya gibi zamana duyarlı içeriklerde bu gecikmenin bedeli, içeriğin güncelliğini tamamen yitirmesi olabilir.

Bunu kontrol etmek zor değildir. Sayfanın kaynak kodunu görüntüleyip metninizi orada arayabilir ya da arama motorunun site sahibi panelindeki inceleme aracıyla botun gördüğü sürümü karşılaştırabilirsiniz. Metniniz kaynakta yoksa ve yalnızca ekranda görünüyorsa bir sorun var demektir. Aynı durum bağlantılar için de geçerlidir; yalnızca tıklama sonrası kodla üretilen menüler ya da sonsuz kaydırmayla yüklenen listeler, botun sayfalar arasında dolaşmasını engelleyebilir. Çözüm genellikle içeriği sunucuda oluşturmak, kritik bağlantıları normal bağlantı etiketleriyle vermek ya da sayfalı bir gezinme alternatifi sunmaktır. Bu kararların yazılım tarafında alınması gerektiği için, teknik SEO ile geliştirme ekibinin aynı masada olması işi belirgin biçimde hızlandırır.

Yapılandırılmış veri ise sayfanın içeriğini arama motoruna standart bir sözlükle anlatma yöntemidir. Bir sayfanın hizmet mi, yazı mı, ürün mü, işletme sayfası mı olduğunu, yazarın kim olduğunu, sıkça sorulan soruların neler olduğunu bu şekilde belirtebilirsiniz. Bu işaretleme doğrudan bir sıralama artışı vaat etmez, ama arama sonucunda ek bilgi olarak gösterilebilir ve sonucun daha dikkat çekici görünmesini sağlar. Önemli olan işaretlemenin sayfada gerçekten var olan bilgiyi yansıtmasıdır; sayfada bulunmayan bir içeriği işaretlemek yaptırıma yol açabilir. İşaretlemeyi yayına almadan önce doğrulama araçlarıyla test etmek, biçim hatalarını baştan temizler. Şablon üzerinden otomatik üretilen işaretlemelerde tek bir hatanın tüm sayfalara yayıldığını unutmamak gerekir.

Denetim sırası: hangi sorunu önce çözmeli?

Teknik denetimlerde çıkan liste genellikle uzun olur ve her maddeye aynı anda saldırmak verimsizdir. Doğru sıralama, sorunları etkilerine göre katmanlamaktır. En üstte görünürlüğü tamamen engelleyen sorunlar bulunur: botu engelleyen yönergeler, yanlış yerleştirilmiş indekslenmesin işaretleri, çalışmayan site haritası ve süreklilik kazanmış sunucu hataları. Bunlar çözülmeden diğer iyileştirmelerin ölçülebilir bir etkisi olmaz, çünkü sayfalar zaten değerlendirmeye girmiyordur. İkinci katmanda değer kaybına yol açan sorunlar vardır: kopya adresler, eksik ya da hatalı canonical etiketleri, yönlendirme zincirleri ve kırık bağlantılar. Bu katman genellikle en hızlı geri dönüşü veren düzeltmeleri barındırır, çünkü zaten değerlendirmeye giren sayfaların önündeki engelleri kaldırır.

Üçüncü katman deneyimi ve dönüşümü etkileyen konulardır: sayfa hızı, mobil kullanım kolaylığı ve kayan öğeler. Dördüncü katmanda ise iyileştirme niteliğindeki işler yer alır; yapılandırılmış veri, iç bağlantı düzenlemeleri ve başlık etiketlerinin gözden geçirilmesi gibi. Bu sırayı takip etmenin pratik faydası şudur: her katman tamamlandığında etkiyi ölçebilir, bir sonraki adımın gerçekten gerekli olup olmadığını görebilirsiniz. Teknik SEO'yu bitmeyen bir kontrol listesine çevirmek yerine, sitenin büyüklüğüne uygun aralıklarla tekrarlanan bir bakım rutinine dönüştürmek daha sürdürülebilirdir. Küçük sitelerde altı ayda bir, sürekli içerik üreten sitelerde aylık bir kontrol çoğu zaman yeterlidir. Buna ek olarak her büyük güncelleme ve tasarım değişikliğinin ardından kısa bir kontrol yapmak, yeni doğan sorunları aynı gün yakalamayı sağlar.

Kısa özet

Bu rehberden çıkarılacaklar

  • Teknik SEO, arama motorunun sitenizi görebilmesini sağlar; içerik ne kadar iyi olursa olsun erişilemeyen sayfa yok hükmündedir.
  • Bir sayfayı arama sonuçlarından çıkarmak için engelleme değil, indekslenmemesi yönergesi kullanılır; ikisi birlikte kullanılırsa etkisiz kalır.
  • Site yenilenirken tüm eski adresleri ana sayfaya yönlendirmek yerine, her adresi içerik olarak en yakın yeni sayfaya eşleyin.
  • Denetim sonuçlarını görünürlüğü engelleyenden başlayarak katmanlı çözün; en alttaki iyileştirmeler ancak temel düzeldikten sonra ölçülebilir.
Merak edilenler

Teknik SEO Nedir? Sitenin Görünmeyen Altyapısı hakkında sık gelen sorular

Küçük bir site için teknik SEO gerekli mi?
Kurulum aşamasında evet, sonrasında sınırlı ölçüde. On beş sayfalık sade bir sitede taranabilirlik, güvenli bağlantı, mobil uyum ve site haritası bir kez doğru ayarlandıysa uzun süre ek iş çıkmaz. Otomatik adres üreten filtreli listeler veya çok dilli yapı devreye girdiğinde teknik takip sürekli hale gelir.
Sayfam neden arama sonuçlarında çıkmıyor?
Önce sayfanın arşive girip girmediğini kontrol edin. Sık görülen sebepler şunlardır: sayfada indekslenmemesi yönergesi bulunması, botun engellenmiş olması, sayfaya hiçbir yerden bağlantı verilmemiş olması ya da içeriğin başka bir sayfayla neredeyse aynı olması. Yeni yayınlanan sayfalarda bir süre beklemek de gerekebilir.
Sayfa hızı sıralamayı ne kadar etkiler?
Hız değerlendirmeye giren etkenlerden biridir ama tek başına belirleyici değildir. İçeriği çok daha iyi olan yavaş bir sayfa, hızlı ama zayıf bir sayfayı geçebilir. Asıl etkisi dolaylıdır: yavaş açılan sayfa ziyaretçiyi kaybeder, dönüşüm düşer. Bu yüzden hız çalışmasını sıralamadan çok satış açısından değerlendirmek daha doğrudur.
Yapılandırılmış veri eklemek sıralamamı yükseltir mi?
Doğrudan yükseltmez. İşaretleme, arama motorunun sayfanızı daha net anlamasını sağlar ve bazı durumlarda sonucun ek bilgilerle zenginleşmesine imkan verir. Bu da tıklama oranını artırabilir. Sayfada gerçekten bulunmayan bilgileri işaretlemek ise yaptırım riski taşır, dolayısıyla yalnızca ekranda görünen içerik işaretlenmelidir. Doğrulama araçları biçim hatalarını yayına almadan önce gösterir.
Uygulamaya geçiş

Bu konuyu üstlendiğimiz hizmetler

Akademi

İlgili diğer rehberler